PROSTAT KANSERİ LOKALİZE HASTALIK

Prostat kanserinin tedavisi hastalığın evresine göre değişiklikler göstermektedir. Lokalize hastalık dediğimiz organa sınırlı hastalıkta son on yıldaki en önemli değişiklerden biri özellikle progresyon (hastalığın ilerlemesi) açısından düşük risk grubundaki hastalara yapılan-önerilen “Aktif İzlem” tedavi protolüdür. Bu protokoldeki ana amaç hastaya zarar verme riski düşük olan hastalığın tedavisinde görülecek olası komplikasyonlardan sakınma çabasıdır. Bu protokolde hastalar yakın bir takip programında tutulurken, ilerleme görülen olgularda aktif tedaviye geçilmekte ve böylece önemli bir grup hasta lüzumsuz tedaviden korunabilmektedir. Günümüzde prostat kanseri tanı ve tedavisiyle yakından ilgilenen bilim insanlarının ana uğraş alanlarından biri kişiye zarar verebilecek agresiv prostat kanserlerini, zararsız klinik önemi olmayan prostat kanserlerinden ayrımını yapma çabasıdır. Prostat Kanseri tedavisinde diğer birçok kanser türlerinde görmeye alıştığımız klasik yaklaşımlar dışında izlem protokolleri önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Prostat kanseri biyolojisi itibariyle “özel bir kanser” olma ayrıcalığı bulunmaktadır.

Lokalize hastalıkta dünya genelinde en çok başvurulan tedavi yöntemi cerrahidir. “Radikal Prostatektomi” ameliyatı sadece ABD’de yılda 80.000 vakaya uygulanmaktadır. Bu cerrahi teknikle ilgili olarak son yıllardaki en önemli gelişme bu cerrahi yönteminin robot yardımıyla laparoskopik olarak yapılmasıdır. ABD’de bu yöntem lokalize hastalığın cerrahi tedavisinde %80’ler oranında uygulanmaktadır. Ülkemizde de “Robotik Cerrahi” 34 farklı merkezde prostat kanserinin tedavisinde aktif olarak kullanılmaktadır. Robotik cerrahinin başlıca dezavantajı yüksek maliyetidir. Bunun yanında öğrenme eğrisinin kısmen kısa oluşu, cerrahi yöntemin standardize olmasına ve hastaların büyük merkezlere santralize olmasına olanak sağlaması başlıca avantajıdır. Bütün bunların yanında, bu konuyla ilgili 2016 Eylül ayında Lancet dergisinde yayınlanan açık yöntemle-robotik yöntemi karşılaştıran ilk ve tek randomize çalışmada iki yöntem arasında belirgin bir farkın olmadığı araştırmacılar tarafından saptanmış bulunmaktadır. Araştırmacıların sonuç cümlelerine tamamen katılarak bu konuyu kapatmayı uygun bulmaktayım. “Hastalar tedavileri için bir teknik arayışı içinde olmaları yerine tecrübeli ve güvenilir bir cerrah arayışı içinde olmalarında kendi sağlıkları açısından fayda vardır”.