Tedavinin Yan Etkileri

Prostat kanseri tedavisinde kullanılan yöntemler kaçınılmaz bir şekilde vücudun sağlıklı çalışan dokularını da etkilemektedir. Tedavilerin sağlıklı dokular ve hücrelerde oluşturacağı zarar sıklıkla istenmeyen, bazen de ciddi yan etkilere neden olmaktadır. Tedavi sırasında görülen yan etkiler şüphesiz uygulanan tedavinin tipine ve vücuttaki etkisinin yaygınlığına göre şekillenecektir. Her hastanın tedaviye verdiği yanıt farklılıklar gibi gelişecek yan etkilerde de kişisel değişimler görülecektir. Hekimler ve yardımcıları hastalarını uygulanacak tedavinin olası yan etkileriyle çözüm yolları konusunda bilgilendireceklerdir. Gelişen yan etkilerin en kısa sürede çözüme kavuşturulabilmesi için hastaların hekimleri ile görüşmelerinde yarar vardır.

Cerrahi: Genellikle ameliyattan sonraki ilk birkaç gün hastalar rahatsızlık ve ağrı hissedirlir. Ağrı kesici tedaviler bu sorunu ortadan kaldırabilir. Hastaların kendilerini yorgun ve zayıf hissetmeleri de sıkça karşılaşılan bir durumdur. Prostat kanseri hastalarında prostatın çıkarılması yani radikal prostatektomi ameliyatından sonra en sık görülen yan etkiler penis sertleşmesindeki sorunlar; eıektil disfonksiyon, iktidarsizlık ve idrar kaçağıdır. Cerrahi tekniklerdeki gelişmelerden sonra günümüzde bu sorunlar çok daha nadir görülmektedir.
Sinir koruyucu cerrahi tekniklerle peniste sertleşmeyi ve idrar tutmayı sağlayan sinirlerde en az hasar oluşması hedeflenmektedir. Hastanın yaşı, hastalığın yaygınlığı gibi faktörler tekniğin başarısına etki etmektedir. Penisteki sertleşme sorunu ameliyat sonrası dönemde ilaç veya cerrahi uygulamalarla aşılabilir. Bununla beraber, radikal prostatektomi ameliyatı geçiren hastalarda cinsel ilişki gerçekleşse bile boşalma sırasında meni dışarı atılamaz.

Sinir korunması neredeyse bütün hastalar için teknik olarak mümkün olsa da tümörün yaygınlığı, hastanın PSA düzeyi ve hastalığın derecesi gibi bazı kriterler değerlendirildiğinde belirli hastalarda sinir koruma çabasının prostattaki hastalığı ortadan kaldırmak açısından risk yaratacağı unutulmamalıdır. Ayrıca ileri yaştaki hastalarda sinirler korunsa da ameliyat sonrası dönemde peniste yeterli sertleşme sağlanma olasılığı düşüktür. Radikal cerrahiyi istemeyen veya bunun uygulanamadığı ileri evredeki olgularda bazen hastanın idrar yapma zorluğu yakınmalarının ortadan kaldırılması için idrar yolundan girilerek kapalı prostat ameliyatı uygulanabilir.

Radyasyon (Işın) Tedavisi: Radyasyon tedavisi süresince hastalar kendilerini çok yorgun, halsiz hissedebilirler. Hastalarda ishal veya sık idrara çıkma, idrar yaparken rahatsızlık hissi olabilir. Buna ek olarak, hastalara dıştan radyasyon tedavisi uygulandığında, ısının verildiği bölgede ciltte kızarıklık, kuruluk ve gerginliğe sıkça rastlanılır. Işının uygulandığı kasık bölgesindeki tüyler de dökülebilir. Uygulanan radyasyon miktarına bağlı olarak bu tüy dökülmesi geçici veya kalıcı olabilir. Peniste sertleşme sorunları radyasyon tedavisi uygulamalarında da görülebilir. Radyasyon uygulaması için kullanılan yöntemden bağımsız olarak ışın tedavisi sonrası peniste sertleşme zorluğu gelişmesi sık karşılaşılan bir yan etkidir. Radyasyon tedavisi sonrasında inatçı ishal, dışkıdan kan gelmesi veya barsak tıkanıklıkları gibi sindirim sistemi; sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma, idrar yaparken yanma gibi idrar yolları ile ilgili şikayetler görülebilecek diğer yan etkilerdir.

Hormon Tedavisi: Orşiektomi ve LHRH analogları gibi vücuttaki erkeklik hormonlarını ortadan kaldıran tedaviler sıklıkla cinsel istek kaybı, sertleşme problemleri, meme başlarında hassasiyet ve tedavinin ilerleyen dönemlerinde kemiklerde kısmen erime yani Osteoporoz gibi yan etkilere yol açabilir. Vücutta testosteron seviyesinin düşmesiyle, tümör büyümesi yavaşlar ve hastanın durumunda belirgin bir düzelme görülür. Prostat kanseri tedavisinde östrojen uygulaması kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıklarını arttırdığı için günümüzde çok ender kullanılmaktadır. Özellikle kalp rahatsızlığı öyküsü bulunan erkeklerde bu tedavi şekli uygun değildir.

Kemoterapi: Kemoterapinin yan etkileri tedavi için kullanılan ilacın cinsi ile doğrudan ilişkilidir. Her kemoterapi ilacının kendine özgün yan etkileri vardır. Vücudun karaciğer, kemik iliği gibi dokularında işlev bozuklukları, saç dökülmesi, ılımlı bulantı-kusma yakınmaları, bacaklarda şişme prostat kanseri hastalarına tedavilerinin tamamlanmasından sonra düzenli aralıklarla hekim kontrolünün yapılması zorunludur. Tedavileri uygulayan hekimler, hastalarına uygun bir izlem takvimi belirleyeceklerdir. Tedavi sonrası izlemde amaç hastalığın halen kontrol altında olup olmadığını belirlemek ve hastalığın nükset durumunda yeni tedavi programlarını uygulamaktır. Ayrıca tedavilere bağlı gelişebilecek olası yan etkiler değerlendirilerek yan etkilere yönelik tedavi planlaması da yapılabilir. İzlemde fizik muayene, kan ve idrar tahlilleri, akciğer ve kemik filmleri, kemik sintigrafisinin yanı sıra gerektiğinde bilgisayarlı tomografi kullanılabilir.